Koyunlarda Bakım, Besleme, Kızgınlık ve Doğum

Koyun

koyunların ne zaman kızgınlığa gelirler

**Koyunlar, yaz sonunda veya sonbahar başlarında görülen ilk östrusun başlamasıyla, gebelik olmadıkça sonbahar sonra kadar yaklaşık her 16 günde bir mevsimsel çiftleşen hayvanlar olma eğilimindedir. Bununla beraber, koyun ırkları arasında belirgin bir farklılık bulunur. Mesela, Rambouillet ve Dorset ırkı koyunlar, senenin herhangi bir zamanında kızgınlığa gelebilir ve genellikle haziranda kızgınlık gösterirken, Cheviot ve Shropshire Eylül’den önce nadiren kızgınlık belirtileri gösterir. Bu farklılık, ticari kuzu üretimi için ırk seçiminde önemlidir. Arzu edilen özellikleri (birisi de kısa bir anöstrus pereiyodudur) yoğunlaştırmak için gösterilen bir çabada, koyun endüstrisinde bir hayli melezleme yapılmıştır.

Koyunlar beslenme seviyesine ve kalıtıma bağlı olarak 5-12 ay aralığında cinsel olgunluğa ulaşır. Koyunun ortalama 147 gün süren gebeliği sonunda kuzular doğar. Senenin erken dönemlerinde doğan bu kuzular genellikle o senenin sonbaharında kızgınlığa gelecektir. Daha geç doğanlar ise genellikle gelecek yıla kadar kızgınlığa gelmez. Bir koyunun hayatı boyunca mümkün olduğu kadar çok kuzu üretmesi ekonomik olarak arzu edilen bir durum olması dolayısıyla, senenin erken döneminde doğan kuzular belirgin bir avantaj sağlar. Maalesef, özel bir bakım ve itina gösterilmezse kışın sert fırtınalı havada kuzu ölümleri daha yüksek olma eğilimindedir. Koyunlara çiftleştirmeden önce birkaç hafta süreyle fazla yem vererek Flashing uygulandığında, gebelik oranları gelişecek ve belki de çoklu ovulasyonu daha fazla teşvik edecektir.

**Ovulasyon, kızgınlık periyodunda geç oluşur, ancak koyunlar hemen hemen her zaman merada çiftleştiklerinden, çiftleştirme zamanlaması az sonuçtur ve yeterli koç gücü bulunabildiği zaman kızgınlık periyodunda birkaç kez çiftleşme olur. Koçların libidosu ve fertilitesi değişecekse de, ergin bir koç sezon boyunca yirmi beş koyunla çiftleşebilmelidir.

Koyunların Kızgınlık Dönemi

**Dişi Koyunların koç ile çiftleşme isteğinde bulunabilme ve bu isteği göstermelerine kızgınlık denir. Koyunlardaki kızgınlık mevsime göre değişmektedir. Farklı bölgelerde farklı zamanlarda kızgınlık gösterirler. Kızgınlık ortalama olarak 24-36 saat kadar devam eder ve sabah saatlerde kızgınlık gösterilme oranı öğlen veya akşama göre daha yüksektir. Koyunların kızgınlığı zamanında tespit edilirse, çok daha iyi randıman almak için kızgınlık başlangıcından itibaren 10-15 saat sonra ya tohumlama yapılması ya da dişi koyun koça aştırmak gerekir. Koyunlar sabah kızgınlık göstermeleri halinde akşam, akşam kızgınlık göstermeleri halinde ise sabah koça aştırılma yapılabilir.

**Bazen koyunların kızgınlığı kaçırılabilir veya dişi koyunlar kızgınlık gösterme zamanından çok daha sonra koça aştırıldığında gebe kalmayabilir. Bu durumda, koyunların gebe kalmamaları durumunda, kızgınlığın geçmesinden itibaren 17-19 gün sonra tekrar kızgınlık göstereceklerdir ve yeniden koça aştırmaları yapılabilir.

Koçların Koyunların Arasına Salınma Zamanı

koçun kilo alması için hangi yem verilmelidir
**Koçların koyunların, sürünün arasına salınması durumunda, 15 gün öncesinde koç aşıya hazırlanmalıdır. Ayrıca koça, gerekli enerji, vitamin takviyesi yapılmalıdır. Bunlardan sonra sürünün içerisine koç salınacak ise, sürünün içerisinde en az 30-35 gün kalması gerekir. Bu süre diliminde, ilk aşımda gebe kalmayan koyunların, ikinci kızgınlık göstermeleri ile ikinci koç aşıma gelerek gebe kalmaları sağlanabilir. Koçun 30-35 günlük koyunların arasında kalmanın bunun gibi olumlu yanıyla beraber, bu sürenin kısalması durumunda başka önemli avantajları da olacaktır. Doğacak olan kuzuların aralarındaki yaş farkların azaltılması, kuzuların ağırlıkları ve büyüklüklerinin birbirine yakın olmasına, beslenmedeki güçlülüklerin azalmasına ve ayrıca işçilik maliyetlerin de azalmasına imkanı olacaktır.

Koyunlarda Gebelik Oranı

**Koyunlarda ikizlik veya daha fazla gebelik oranı, kültür ırkları ve yerli ırklar değişiklik gösterir. Yerli ırk koyunlarda ikizlik oranı % 10 ile 15 arasında, kültür ırk koyunlarda ise bu oran % 60-90 oranında değişmektedir.

Koyunlarda Döl Verimini Artırmak İçin Neler Yapılır?

  • Koyunlarda döl verimi çevresel ve genetik faktörlere bağlı olarak değişmektedir.
  • Yüksek döl verimine sahip ve ikiz doğurmuş koyunlar çoğaltılmalı ve ayrılmalı.
  • Canlı ağırlığı yüksek olan ve kısa zamanda hızlı gelişen koyunlar damızlığa ayrılmalı.
  • Damızlık için seçilecek olan koçların annesi yüksek süt ve döl verimine sahip olunmalı.
  • Genelde döl tutmayan koyunlar 2 yıl üst üste damızlıkta kullanılıyor. Döl verimini artırmak için 2 yıl üst üste damızlıkta kullanılmaması ve sürüden çıkarılması gerekir.
  • Sıfat döneminde koyunlar meradan döndükten sonra ek yemleme yapılmalıdır.
  • Bu sıfat dönemince koçlar içeride tutulup meraya gönderilmemelidir.
  • Ayrıca koçlara, enerji ve vitamin bakımından zengin yemlerin verilmesi uygun olacaktır.

Damızlık Kuzuların Bakımı ve Beslenmesi

**Kuzular için en önemli besin kaynağı süttür. Damızlık olarak seçilen kuzulara 2 hafta boyunca sadece ana sütü verilmelidir. Kuzular ikinci haftasını doldurduktan sonra yavaş yavaş alıştırmak kaydıyla, kaliteli kesif yem ve kaba yem verilir. Bu besleme sekizinci haftaya kadar sürmelidir. Kuzulara ikinci haftadan itibaren kaliteli ve bol yapraklı yonca ile 15-20 gramdan başlamak şartıyla kesif yem verilebilir. Kaliteli mera olması durumunda sadece meraya dayalı besleme yapılabilir ve kuzular meraya çıkartılabilir. Kaliteli mera olmaması durumunda kuzulara, ağılda bir miktar kesif yem takviyesi yapılabilir. Kuzuların başlangıçta meraya çıkıp şişmelerini engellemek için merada kalma sürelerini 2 veya 4 saat aralığında tutulması yerinde olacaktır.

Koyunların Gebelik ve Doğum Belirtileri

**Koyunlarda gebelik yaklaşık olarak 150 gün kadar sürer. İkiz doğumların olması durumunda ise bu süre birkaç gün daha kısa sürebilir. Genellikle gebeliğin ilk 3 ayında gebelik belirtileri gözlenmez. Gebeliğin 4 veya 5 ayında ise koyunların arka bölgedeki karın hacminin artması ve meme gelişiminin görülmeye başlaması gibi belirtiler görülmeye başlanılır.

**Koyunlarda doğum başlamadan önce, gebe koyunların sürüden ayrı durma, sık sık idrar yapma, başka kuzularla ilgilenme, yere yatıp kalkma gibi bir takım farklılıklar görünmeye başlar.

Gebe Koyunların Beslenmesi

**Gebelik döneminde hem ana koyunun hem de rahimdeki yavrunun dengeli beslenmesi çok önemlidir. Dolayısıyla gebelik döneminde ana koyunun iyi beslenmesi, döl verimliliğini, kuzunun sağlıklı olmasını, kuzunun doğum ağırlığını ve yaşama oranını ve ikizlik oranının yüksek olması üzerinde pozitif etki yapacaktır. Gebelik süresi boyunca ana koyunun 5-10 kg’lık canlı ağırlık alması sağlanmalı. Bu ağırlık, yavrunun sağlıklı gelişmesini ve çevresini saran zarlar ve sıvıların oluşmasında katkı sağlayacaktır. Koyunların gebelikte beslenme süresini 2’ayırmak mümkündür.

A. Gebelik Döneminin İlk 100.Günü

**Bu dönemde yavrunun gelişmesi yavaş olup, ihtiyaçlar az ve yavru anaya fazla yük olmaz. Koyunlar kaliteli meraya göre besleniyorlarsa fazladan yem takviyesine gerek kalmayacaktır. Fakat mera kaliteli değilse, günde 500 grama kadar kaba yem takviyesi yapılabilir. Koyunlar içerde besleniyorlar ise de, temiz, kaliteli çayır otundan 2 kilograma kadar verilebilir.

B. Gebelik Döneminin Son Altı Haftası

**Gebeliğin son dönemlerinde ana karnındaki yavru giderek büyümeye başlayacak, ihtiyaçlarda giderek yükselir. Burada besleme de karma yeme ağırlık verilebilir. Kaliteli kaba yeme göre, karma yemin miktarını başlangıç olarak 400 gram ile başlanarak 1000 grama kadar çıkartılabilir.

Döllülük(Fertilite)

**Fertilite, genellikle serin havalarda ve koçun sürü ile birlikte sürekli tutulmadığı zaman daha iyidir. Kısrakta olduğu gibi, koyunda östrusun başlamasında, görüş, ses ve koku belirgin bir rol oynar. Koçları her zaman koyunlarla birlikte tutmaktan daha ziyade, onları planlanan çiftleştirme sezonundan birkaç hafta önce sürüye katmakla kısa bir süre içerisinde daha fazla koyun kızgınlığa gelecektir. Koçlar bütün dönem koyunlarla birlikte bakılırsa, koyunlar onların varlığına alışır ve cinsel heyecanlandırma elementi azalır veya kaybolur.

**Koyunların suni tohumlaması, teknik olarak uygulanabilirse de, yaygın bir uygulama haline gelmemiştir. Koyun sürülerinin yakından gözlenmesi, bireylerin tutulması ve dikkatli tohumlama zamanlamasına duyulan ihtiyaç, diğer türlere göre daha az pratik olmasına yol açar.

**Diğer taraftan, hormonlar kullanarak bazı çobanlar için östrusu senkronize etmek, yararlı bir yöntem aracıdır. Çiftleştirme mevsimi yaklaştığında yem içinde veya vajina içine yerleştirilen bir alet ile progesteron tipi sentetik veya doğal hormonların kullanımı, pek çok durumda östrusun başlamasını engelleyecektir. İlaç çekildiği zaman, birkaç günlük boş bir zaman boyunca büyük bir çoğunluğu kızgınlığa gelecektir. Bu uygulama, çiftleştirme sezonunun ve neticede kuzulama sezonunun kısaltma avantajı sağlar. Ayrıca dezavantajı da vardır. Bütün koyunların aynı anda kızgınlığa gelmesi nedeniyle, koçları oldukça meşgul edecek ve azami gebelik oranları için daha fazla koç gerekecektir.

Kısır Koyunların Ayırt Edilmesi

**Koyunlarda gebelik teşhisi, iyi yönetim için önemlidir. Henüz bir veya birkaç kuzu üretmemi olan ve gelir temin etmeyen kısır bir koyun da, gebe koyun gibi beslenmelidir. Kısır bir koyunun daha erkenden ayırt edilebilmesi ve ayıklanması, sürünün daha fazla verimli olmasını sağlayacaktır. Ticari koyunun birim değerinin düşük olması sebebiyle, hormon analizi esasına dayalı biyolojik testler uygulanabilir değildir. kan örneklerinin toplanmasında iş gücü ihtiyacı ve test maliyeti, bu testlerin uygulanmasını engelleyici özelliktedir.

**Bununla beraber, son yıllarda diğer tekniklerin gelişmesi ivme kazanmıştır. Birkaç kişi, vajinadan girerek seviksin dijital palpasyonu ile yaklaşık 90 günde gebelik teşhisi koymada usta haline gelmiştir. Serviks, gebe koyunlarda genellikle parmak uçlarıyla ulaşılamaz, halbuki kısır koyunlarda parmak uçları ile yoğun ve hemen hemen kıkırdak gibi hissedilecektir.

**Kuzular ileri gebelikte şüphesiz sıkça dıştan hissedilebilir, ancak doğum anına yakın bir zamanda bu muayene hemen hemen hiç değer taşımaz. Dış ultrasonongrafi, ticari koyun yetiştiricileri için en pratik gebelik teşhisi aracıdır. Tecrübe ile birlikte bunun kullanımı daha hızlı ve doğru olacaktır.

**Bir koç uygun bir çiftleştirme teçhizatı ve boyalı kalem yerleştirme, çiftleşmemiş bir koyunun ayırt edilmesine yardım eder. Şöyle ki, koyunların üzerinde boya lekesi bulunmadığında bunların koç ile çiftleşmediği anlaşılır. Çiftleştirme sezonu sonunda farklı renkli bir boya kullanılırsa, kızgınlığa geri dönen ve gebe olmayan koyunlar ayırt edilecektir.

Kuzulama Ağılı

**Mümkün olduğunca erken kızgınlığa gelen ve bazı bölgelerde ilkbahar kuzularının pazarı daha iyi olan koyunların kuzu sahibi olmaları arzu edilmesinden dolayı, çobanların çoğu kuzuların mümkün olduğu kadar yılın erken döneminde doğmasını tercih eder. Maalesef bu, birçok bölgede soğuk hava ile aynı zamana rastlar. Böylece makul bir şekilde sıcak, korunmalı kuzu doğumu ağılı gerekir. Bu, koyunların barınması için yapılan binanın aynısıdır. Ancak öyle ise bu binada bir veya iki koyundan fazlasını tutmayan ve kuzulama için ayrılan bir bölme olmalıdır. Kuzulama anında bütün sürü bir arada bırakılırsa, kuzu ve anneler sıkça birbirinden ayrılır, sonuçta kitle kargaşası oluşur.

**Kuzulama anı yaklaştığında, sütle dolu memelerin büyümesi gibi doğumun yakın olması belirtiler için koyunları dikkatle seyredin. Bunlar sürüden ayrılmalı ve kuzulama alanına konulmalıdır. Aynı anda ve hatta daha erkenden koyunların etiketlenmesi, memeler ve anal bölge etrafındaki yünlerin kırpılarak uzaklaştırılması iyi bir uygulamadır. Bu işlem, memeleri ve vajina etrafını temiz tutar. Kuzulama hijyeninin daha sağlıklı olmasını ve kuzunun ilk gıdasını daha kolay bulmasını sağlar.

Koyunlarda Çoklu Doğumlar

**Koyunlarda ikizlik ve üçüzlük yaygındır ve çoklu doğumlar arzu edilen bir husustur. Her koyunun yılda ortalama 1,5 doğan kuzusu olması bir sürü için verimli olmaz. Çiftleştirme seçiminde kullanılan kriterlerden birisi, ikizlik ve analık kabiliyetidir. Koyunlar çoklu doğumun parçası olarak en azından doğumda fazla zorluk çekme eğilimindedir ve sıkça yardım gerekir. İyi çoban, kuzulama sezonunda, kuzulayan koyunlarını her birkaç saat, gün ve gecede kontrol edecek, böylece problem yaşayan bu koyunlara yardımcı olabilecektir.

Koyunlarda Doğum Zamanı

**Normalde koyunda gerçek sancı başladıktan sonra yaklaşık 1-1,5 saat içinde ilk kuzu doğar. O ana kadar bir şey olmazsa, dikkatli bir pelvik (leğen kemiği) incelemesi gerekir. Bir yardımcı koyunu tutarak, sabun ve sıcak su ile koyunun vulva etrafını, el ve kollarınızı ovarak temizleyin. Ergin bir koyunun pelvik kanalı, iyi kayganlaştırılan orta büyüklükte bir elin içeri girmesine izin verir. Servikste bazen tam genişlememe problemi görülür. Böyle bir problem varsa ve bir şey olmamışsa bir süre daha bekleyin. Problem geliş bozukluğu halinde ise, bu bozukluk kuzular doğmadan önce mutlaka düzeltilmelidir.  Kuzular düzeltilince nazikçe çekerek doğum sağlanabilir. Pek çok alet ve malzeme satan yerlerde bulunabilen bir gebelik forsepsi, kuzuyu sıkı tutmada değerli bir ilk yardım aletidir.

**Sek distosi veya güç doğum oluştuğu zaman, koyun yorulur ve uterus kas yapısı yorgunluktan bozulur veya atonik (tonus kaybı) hale gelir. Böylece ilk doğan kuzudan sonra kalan kuzular mecburen elle müdahale edilerek doğmaları sağlanır. Oksitosin enjeksiyonu, uterus kasılmalarını teşvik edebilir, ancak bu aynı zamanda zararlı olabilen güçlü bir ilaçtır. ABD’de çoğu eyaletlerde sadece reçete ile alınabilir. Evvela serviksin genişlemesini ve kuzunun normal pozisyonunda olduğunu araştırıp tespit etmeden uterus kasılmalarını teşvik için oksitosin kullanımı, uterusun yırtılmasına ve koyunun ölümüne yol açabilir. Oksitosin yararlı bir ilaçtır, fakat mutlaka tedbirli kullanılmalıdır.

Koyunları Enfeksiyonlara Karşı Korumak

**Doğum operasyonlarının tamamlanmasından sonra, o an geleceğe doğru bakma zamanıdır. Uterus içine bir aletin ve elin girdiği herhangi bir anda metritis diye adlandırılan enfeksiyonun ortaya çıkması muhtemeldir. Bu durum, özellikle doğum operasyonu süresince oluşur. Çünkü daima uterus mukozasında bir derece yaralanma olur ve bu da bakteriyel saldırıya karşı daha hassas olmasını sağlar. Uterus tedavisinde bir bakım antibiyotik preparatları vardır ve bunların çoğu direkt kullanıldıkları zaman etkilidir. Ayrıca, koyuna kas içi penisilin enjeksiyonu yapmak yerinde olacaktır. Değerli bir koyuna ilave tedbir olarak bir doz tetanos antitoksini tavsiye edilir. Bunlar özellikle tetanosa karşı duyarlıdır.

Kuzuların Bakımı


koyunların gebelik ve doğum belirtileri

**Kuzular da ilgi ve özene ihtiyaç duyar. Onlar çabuk üşütür ve bir havlu ile ovuşturularak kurutulmalı ve sıcak tutulmalıdır. Onları istenilen hızda fakat nazikçe ovmak, kan dolaşımı ve solunumu teşvik etmeye yardım eder.

**Kuzuların normal solunum yaptığı görüldüğünde, enjeksiyonları önlemek için göbeği tentürdiyota batırılmalıdır. Sonraki adım, kuzuların emmesi için eyleme geçirmek, onların sabırla doğru bir şekilde yönlendirmek ve gerektiğinde onların bir fikir edinmesine kadar kuzuların ağzına koyundan biraz süt vermektir. Bütün bu uygulamalar başarısız olursa, kuzular güçlenene veya belirli boya ulaşana kadar biberonla beslenebilir. Kuzular için yapılan nipeller daha uzun süreli kullanılabilirse de, normal bir bebek biberonu ve nipeli bu işi yapacaktır. Herhangi olayda, kuzular, doğumdan sonraki bir saat içirişinde ilk kolostrum(ağız sütü) besinini almaları gerekir ve ilk birkaç gün için her birkaç saatte bir miktar süt içeceklerdir. Kuzuların yaşı artıkça besleme sıklığı azaltılabilir.

**Çobanın en iyi çabalarına rağmen, kuzulama mevsiminde kuzu ve koyunlarda bazı ölümler meydana gelir. Bu da öksüz kuzular veya sütlü fakat kuzusuz koyunların ortaya çıkması ile sonuçlanır. Koyunlarla kuzuları bir arada tutmayı deneme çabaları değer taşır, böylece kuzular elle beslenmeden gelişebilirler. Maalesef, koyunların pek çoğu, koku ile ayırt ettikleri kendi doğurdukları kuzuların haricinde diğer kuzuları emzirmeyi kabul etmeyecektir. Bazen ölü kuzuların derisini öksüz kuzulara bağlayarak koyunlar kandırılabilir. Bazı ağır sütçü koyunlar, süt olmayan, şişmiş, kabarık ve ağrılı memeler geliştirir. Mastitis de ilave bir komplikasyon olabilir. Şüphesiz, süt sağımı yardımcı olur, ancak az sayıda insan, koyundan düzenli süt elde etmek için zaman ve sabır sahibidir. Ayrıca, süt sağımı gerçekten de süt akışını artırır ve bir defa başlaması üzerine mutlaka devam ettirilecektir. Süt akışının mümkün olduğu kadar çabuk kurutulması daha iyidir. Meme içindeki basınç yardımcı olur. Ancak koyunun konforunu bozar. Memeye günde birkaç defa kamfireli yağ ile masaj yapılarak bazı ağrılar dindirilir ve süt akışı baskı altına alınır.

Kuzularda Kuyruk Kesimi ve Kısırlaştırma (Kastrasyon)

**3-5 günlük bütün kuzuların kuyrukları kesilmeli ve erkekler kastre edilmelidir. Emaskülatom, kastrasyon için bu yaşlarda kullanılan en başarılı alettir. Bu alet, sperma kordonunu sıkıştırır ve testislere kan sirkülasyonunu engeller ve böylece testisler gelişemez. Bu uygulama, deri içinde kesikler olmaması ve herhangi kanamalar sebebiyet vermeme avantajı sağlar. Böylece enfeksiyon veya kanama tehlikesi yoktur. Bu alet iyi durumda olmalı ve çeneleri fırlayan herhangi birisi kullanılmamalıdır. Bir elle yapılan işleme uygun küçük bir emaskulaton, genç kuzular için yeterlidir.

**Bir yardımcı kişi kuzuyu tutar, sol eli ile sağ sperma kordonu skrotumun dış kenarına doğru zorlanır ve sağ eldeki emaskulatom ile testisler ve gövde derisi arasında yaklaşık ortada kelepçelenir. Elleri değiştirin ve sol taraf üzerinde tekrarlayın. Bu teknik, deriyi kesmeden sperma kordonlarını sıkıştırın. Aletin testisler tarafı üzerinde sperma kanalı maniple ederek, işlem tam yapıldığı zaman ayrılma hissedilebilir. Sonra da testislere gelen kan damarları kesilir ve nisbi olarak küçülür ve yok olur.

**Bütün skrotumu kıstırarak kestirme kısa yol takip etmeyi denemeyin, çünkü bu büyüklükteki dokuyu kıstırma ile “atlamalar” oluşabilir. Bu metot, açıklandığı gibi dikkatlice yapıldığı zaman, bıçak veya elastrator bantlarının kullanımı kadar etkili ve daha güvenlidir. Aynı teknik, buzağı için de iyi çalışır, ancak daha büyük boy bir emaskulatom gerekir.

**Emaskulatom uygulanan yerde kuyruk makasla kesilip uzaklaştırılsa bile kanama olmaması sebebiyle, aynı zamanda kuyruk kesme için de kullanılan iyi bir alettir. Vücutta kalan parçanın üzerine bir antiseptik uygulaması, genellikle sadece ihtiyaç olan bir bakımdır. Kastrasyon ve kuyruk kesme işlemi, temiz bir alanda yapılmalıdır. Çok pis kuzuların kuyruklarının çok pis bir yerde kesilmesi, tetanostan dolayı ciddi ölüm kayıplarına yol açabilir.

**Kuzulama zamanı, çobanlar için meşgul bir dönemdir. Ancak başarılı koyun bakımı, başarılı bir kuzu topluluğunun parçasıdır ve çobanın ona adadığı her an meziyettir.


Yorum Gönderme

6 Yorumlar

  1. Bir sorum olacak küçükbaş bakmak mı kolay büyükbaş bakmak mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İkisinin de hem kolay hemde zor yanları vardır. Zor olan yanları küçükbaşta, merasız ve ağılda yetiştirirseniz maliyeti- ölüm oranları yüksek, hastalıklar fazla olur, sürekli onların içinde olup çok fazla zamanınızı ayırmalısınız. Meraya dayalı küçükbaş yaptığınızda yine günün büyük bir kısmını koyun-keçilerle geçirmeniz lazım. işin iyi ve keyif veren tarafı ise, kaliteli ve ikiz doğum oranı yüksek olan ırklar alıp, meraya dayalı küçükbaş yaparsanız kazancınız büyükbaşa göre çok daha fazla olur. Büyükbaşta 10 sene içinde gelebileceğiniz noktaya küçükbaşta 3-4 sene içinde gelebilirsiniz.

      Büyükbaş hayvancılıkta ise, zor ve bıktırıcı yanları, kalitesiz ırkların alınması, hiç tahmin etmediğiniz zamanda yanlış bir rasyon ile süt veriminde azalmalar görülür, aşılar zamanında yapılmadığında ve iyi bir kayıt ile bu iş yapılmadığı taktirde, hayvanın canlı ağırlığında hızlı gerilemeler, çeşitli hastalıklar ve bunlara bağlı olarak da buzağı kayıplar ve ölümler meydana gelebilir. Tabi ki bunların yanında ilaç+veteriner masrafları. Mera olmadığı durumunda ve kendi kaba yeminiz kendi üretemediğinizde ve ayrıca kaba yemleri hasat döneminde alınmadığı taktirde büyükbaş beslemek biraz daha zorlaşır.


      İyi ve zevkli yanı ise: Kaliteli ırk ile sağmal hayvancılık yapmak isterseniz ve azda olsa kaba yemi kendiniz tedarik edebilirseniz maliyeti düşürürsünüz. Sütünüz yağ ve protein oranı bakımından kaliteli ise ve sütü perakende satma durumunuz varsa gayet güzel kazanç elde edersiniz. Koruyucu hekimlik gibi aşı programlarını zamanında yaparsanız, iyi bir kayıt ve gözlem ile hayvanlarınıza bir şey olmadığında karda olursunuz. Her sene hayvan başınıza 1 buzağınız olur. Buzağın doğduğu gündeki heyecanı ve zevki ayrı bir şey, mutlaka tatmak lazım. Tattığınızda bu işten iyice zevk almaya başlıyorsunuz. Küçükbaşlar gibi sürekli içlerinde olmanıza gerek da gerek yor. Günde 2 veya 3 kez yemleme yapıp, başka işlerle uğraşabilirsiniz. Tabi bu hayvan sayısına göre değişir. Şimdilik aklıma bunlar geliyor. Kendi fikrimi söylemek istersem, meram olursa küçükbaş yetiştiriciliğini yaparım.

      Sil
  2. Bu işlerle uğraşanlar ve ve yetiştiricilere çok güzel ve faydalı bir yazı olmuş emeğinize sağlık

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tek amacımız ve gayemiz yetiştiricilere hayvancılık konusunda önemli ve faydalı bilgileri sunabilmek.
      Teşekkür ederim

      Sil
  3. Harika bilgiler elinize sağlık Bu arada sizide son yazıma beklerim :=)

    YanıtlayınSil