Buzağı Besleme, Buzağı ve Ergin Sığır İshalleri

**İshali özet olarak bağırsak geçirgenliğinin bozulması olarak tanımlayabilir. İshalin virüsler, protozoonlar, bakteriler, besleme hataları gibi bir çok çeşitli sebepleri vardır.

**Bağırsağın geçirgenliği bozulduğunda vücuttaki sıvılar bağırsaklara geçer. Dışkı sulanarak dışarıya atılır. Buna ishal denilip su kaybına yol açar. Aşırı su kaybedildiğinde ölüme dahi yol açar. Vücuttan su çıkışı yanı sıra ek olarak mineral tuzlarda su ile beraber atılır.

**İshalin çeşitli nedenleri vardır. Bu nedenler ne olursa olsun, bağırsak geçirgenliğini ve bağırsak içindeki ortamı düzeltmek amacıyla hemen su ve mineral tuzlarını ağız yoluyla verilmesi gerekir.
Yavrular için su çok önemli olup, suyun önemi bilinmediği taktirde ishal nedeniyle hayvanları ve özellikle de yavrular kaybedilir.

**İshala yakalanan buzağılar tedavi edilseler dahi halk arasındaki deyimle Kavruk kalırlar.
Bağırsak geçirgenliğini düzeltmek ve kayıpları vücuda geri vermek amacıyla “Calf Replenish” ürününün kullanılması tavsiye edilebilir.

Buzağı Ağız Sütünün Önemi


buzağılara ne kadar süt verilmeli


**Kolostrumun içinde, ineğin doğumdan sonrası ilk sütü, yavru için önemli besin maddeleri ve hastalıklara karşı koruyucu maddeler bulunmaktadır. Ağız sütünün maksimum oranda korunma sağlanması için yeni doğan yavrunun doğumdan sonraki ilk 4 saat içinde ağız sütü alması koruyucu antikorların buzağının bağırsaklarından geçerek kan dolaşımına karışması sağlanmalıdır. Bazen inek yavrusuna yetecek miktarda ağız sütü üretemeyebilir ya da ağız sütünün kalitesi düşük olabilir. Pek çok sürü yönetim programlarında buzağılara direkt olarak yeterli miktarda ağız sütünün verilmesi önemli yer tutmaktadır. Kapsamlı bir program dahilinde, ortam kaynaklı stres faktörlerini minimize edip beslenmeyi optimum seviyede tutarak enfeksiyöz ajanlara karşı koruyucu aşıların yapılması ile ishallerle mücadele en iyi şekilde kontrol edilebilir.

**Buzağının doğumu takiben en kısa sürede en az 2 litre ağız sütü içirilmelidir ve içtiğinden de emin olunmalıdır. Müteakiben ağız sütü içirilmesi devam edilmelidir. Buzağıların annesinden koruyucu maddeleri ve besin maddelerini yeterince alınması sağlanabilmesi için ilk 12 saat içinde en az 6 litre (tercihen 8 litre) ağız sütü alınması sağlanmalıdır. Tabi ki sonraki günlerde de ağız sütü içirilmesine devam edilmelidir.

**Fazla ağız sütü kaldığı taktirde ziyan edilmemeli, dondurularak saklanmalı ve gerekli görüldüğü hallerde tekrar kullanılmalıdır. (Doğumdan Sonra Buzağı Bakımı )

Kolostrum(Ağız Sütü) Kalitesinin Düşmesinin Nedenleri


  • Çok genç ya da ilk doğumunu yapmış hayvanların savunma sistemi de çok gelişmemiştir.
  • Farklı çiftlik veya bölgeden gelen hayvanlar o bölgede var olan hastalıklara yabancıdır.
  • Doğum yapan inek hasta olabilir (sistemik hastalıklar, mastitis vs).
  • Hayvan refahına dikkat edilmediğinde.
  • Kuruda kalma süresi <60 veya >70  gün olduğu zamanlarda.
  • Beslenmeye dikkat edilmediği durumlar (protein, enerji, vitamin, mineral eksikliği).
**Söz konusu durumlarda çiftlikte var olan sağlıklı ve en az 2. doğumunu yapmış bir inekten sağılan kolostrum diğer buzağılara verilmelidir. Zaten bu tür hayvanlar bir buzağının tüketebileceğinden çok daha fazla kolostrum üretirler. Bunların kolostrumu sağılıp dondurulmalı, gerektiğinde kullanılmalıdır. -180C derecede depolanan hijyenik kolostrum 1 yıla kadar kullanılablir.


**Bireysel bölmelere alınan buzağılar çok farklı besleme teknikleri ile büyütülebilirler. Günlük 2 defa toplam 4lt, 6lt, üç defa 9 lt süt ile büyütmenin farklı avantaj ve dezavantajları vardır. Süt fiyatları yüksek olduğunda süt ikame yemleri de başarılı sonuçlar verir. Biberonlar buzağının başının yaklaşık 45 derecelik bir açıyla süt emmesine izin vermelidir, kovadan beslenmesi tavsiye edilmemelidir.


**Buzağı bir haftalıkken yemliğine buzağı başlangıç yemi konulmalıdır. 15 günlük olduklarında da kaliteli kaba yemler önlerine konur. Lezzetli yemler buzağılar tarafından yalanır, gerçek anlamda tüketim olmasa da işkembe-rumen gelişimi uyarılır. Bu gelişim hacimsel olarak hem de villusların gelişimi ile gerçekleşir. Sırasıyla bütirik, propiyonik ve asetik asit bu gelişimi uyarır. Villusların gelişimi sindirim sisteminin yüzey alanını genişletir.

8 Haftalık Bir Buzağıda İşkembe Gelişimi
buzağı ağız sütü kalitesinin düşmesinin nedenleri


**Sütçü hayvanların buzağıları 4-6 haftalıkken sütten kesilebilir. Daha erken veya geç uygulamalar pek tercih edilmez. Buzağı başlangıç yemi %19 HP, 2800 kcal ME içermelidir. Etçi ırkların yavruları merada annesinin yanında kalabilir ve 6-7 aylıkken sütten kesilebilir.
  • Buzağı kulübelerinin genişliği 120, yüksekliği 90, derinliği 170 cm olmalıdır. Bu kulübeyle uyumlu gezinti alanı da 170 cm uzunluğunda olmalıdır.
  • Buzağılar birbirini görmeli ancak temas etmemelidir.
  • Altlıklar kalın ve kuru olmalıdır.
  • Buzağıların konfor aralığı 10-260C, ortalama 180C olmalıdır, nem %65’tir.
  • Buzağılar hakim rüzgarlardan korunmalıdır, temiz hava almalıdır.
  • Güneş ışığı gelişim açısından çok önemlidir.
  • Çok soğuk havalarda buzağı battaniyesi kullanılabilir.
**Sütten kesilene kadar buzağı kaybı %3’ün altında, danalık döneminin sonuna kadar toplamda oran %5’in altında olmalıdır. Ölümlerin en önemli sebepleri solunum sistemi ve sindirim sistemi (ishaller) hastalıklarıdır. Hayvanlar doğduklarından kısa süre sonra boynuzları tomurcuklandığında boynuzları, varsa fazla memeleri de köreltilir.


**İki gün üst üste 1000gr yem tüketmeye başlayan hayvanlar, günde tek öğün sütle beslenerek 1 hafta içerisinde sütten kesilir. Bu dönemin buzağı açısından çok stresli bir dönem olduğu unutulmamalıdır. Sütten kesilen buzağılar, yaş ve CA açısından yakın ve 14-15’li gruplar halinde büyütülür. Burada buzağı büyütme yemi ve kaliteli kuru otla ad libitum beslenirler. Söz konusu yem %17 HP, 2600 kcal ME içermelidir.

Buzağı İshalleri


buzağı neden ishal olur

**Sütçü sürülerde görülen en önemli problemlerden biri buzağı ishalleridir. Tedavi masrafları ve düşük performansa bağlı olarak büyük kayıplara neden olur. Hasta olan buzağılarda, elektrolit dengesizliği, dehidrasyon ve Asidoza yol açan şiddetli bir ishal görülür. Buzağı ishalleri çok fazla nedenlere dayanan karmaşık bir hastalık olup bu karmaşıklık hastalığın engellenmesi, tedavi edilmesi ve kontrolünü güçleştirmektedir. İshalden kurtulan buzağılar hiçbir zaman mevcut ırkın sahip olacağı potansiyel verimlerini ortaya koyamazlar.

**Bazen dikkatlice planlanmış ve uygulanmış aşı programlarında bile eğer gebe inek fiziksel kondüsyon bakımından zayıfsa (örneğin internal parazitler bulunduruyorsa) ishale karşı başarısız olunabilir.

**Güç doğum oranının yüksek olduğu, kalitesiz ağız sütünün buzağıya verildiği veya az miktarda verildiği durumlarda ve ortamın aşırı kirli-ıslak olması, havalandırmanın yetersiz olması, barınakların aşırı kalabalık olması durumlarda aşılamanın etkinliği düşük olmaktadır. Dolayısıyla yeni doğan buzağıların ishalleri için tek ve basit bir çözüm yolu yoktur.

**Özellikle kuru dönemde sürü yönetimi uygulamaları eksik bir şekilde yapıldığında yeni doğmuş olan buzağılarda ishal sık sık görülür. İshal çoğunlukla çaresiz ve ölümcül bir problemdir. Gerekli önlemler alınmadığında bazen buzağılar belirti göstermeden, aniden ölürler ya da ishal belirtisi görüldükten sonra buzağı ölür. 

İshal Vakıasının Ortaya Çıkmaması İçin Neler Yapılabilir?

  1. Doğuma 1 ay kala gebe inek veya düvenin aşılanması
  2. Buzağıya ağız sütünün yeterince içirilmesi
  3. Doğumu takiben en kısa sürede antiserum uygulaması
  4. Sürüde sağlıklı inekler oluşturarak sağlıklı ineklerin yavrularına koruyucu maddeleri aktarması temin edilir. Koruyucu sağlık programının yaratılması için veteriner hekiminiz ile işbirliği yapınız.
  5. Yavruyu ishallerden korumak için gebe ineğe E.coli’ ye karşı aşı uygulayınız.
  6. iç parazitler için gerekli ilaçların yapılması gerekir. Pasif immunitenin sağlanması için parazit mücadelesinin yapılması şarttır.
  7. Gerekli gördüğünüz hallerde, anne ve yavruya stres oluşturmamak için doğuma yardımcı olunuz.
  8. Buzağı doğar doğmaz mümkünse ilk 4 saat içinde ağız sütünü alması sağlanır. Düveler ve ikinci doğumunu yapan inekler yeterli miktarda antikor oluşturamayabilirler. Olgun ineklerden alacağınız ağız sütü ile yavruları destekleyiniz. Doğan yavrulara K 99 pilus antijeni ile hazırlanmış antiserum uygulayınız. (BOVİ SERA)
  9. Doğum odasını ılık ve temiz tutunuz. Doğumdan sonra oda temizlenip dezenfekte edilmelidir.
  10. En kısa süre içinde anne ve yavruyu başka temiz bir bekleme bölmesine veya temiz bir meraya alınız.
  11. Buzağıları temiz ve ılık tutunuz. Soğuk ve ıslak hava şiddetli ishallerin oluşmasını sağlayan unsurlardır.
  12. Hayvanları kalabalık halde tutmayınız. Yeterli havalandırmayı sağlayınız.
  13. Buzağılar arasında ishal hızlı bir şekilde yayılır. Şişeler, kovalar ve ağız sondaları dezenfekte edilerek bulaşma riski azaltılmalıdır.
  14. Hasta hayvanları sağlıklı alanlardan hemen ayırınız. İyi drenajı olan buzağı boksları kullanınız.
  15. Eğer hasta buzağıları tedavi etmek için yutturma sondası kullanıyorsanız her buzağıdan sonra dezenfekte ediniz. Genel sanitasyon kurallarına uyunuz; iğne uçlarını sıkça değiştiriniz, aşıların kontaminasyonunu engellemek için transfer iğne uçları kullanınız. Dışkı ile kaplı, nemli ortamlarda buzağılara aşı yapmaktan kaçınınız.
  16. Bir ishal salgınında, erken tanı ve tedavi çok önemlidir. İshal başladıktan 12 saat içinde dışkı örneklerini teşhis için laboratuvara gönderiniz.
  17. İshalleri engellemek ve salgınları tedavi etmek için ishaller ile mücadeleyi bir plan dahilinde uygulayınız
**Bu önlemleri almak her zaman tedaviden daha ucuz ve daha garantili bir işlemdir. Buzağıların korunamaması sonucunda, buzağının ölümü, ilaç ve tedavi masrafları, artan bakım giderleri gibi ekonomik kayıplar ortaya çıkacaktır.  İshalden kurtulan buzağılar ise her bakımdan geri kalacaklardır.

İshal Buzağıları Nasıl Etkiler?

**İshale neden olan enfeksiyöz ajanlar, başlıca E.coli, rotavirus gibi virüsler çoğunlukla birbiriyle bir arada bulunurlar. Genellikle ishale neden olan tek bir problem yoktur. Hem bakteri hem de viruslar buzağının bağırsak yüzeyine tutunarak tahribata neden olurlar ve vücuttan bağırsağa doğru su kaybına neden olur. Tahrip olmuş bağırsak hücrelerinin, gıda ile alınan ve bağırsak kanalından geçen besin maddelerini absorbe etme yetenekleri kısıtlanmış olur.

**Bakteriler, intestinal, dokuları tahrip eden kuvvetli toksinler salgılarlar. Bunun sonucu; fazla su kaybı, ishal, ateş, halsizlik, iştahın azalması ve dehidrasyon gibi belirtiler görülür. Su kaybı sırasında bir buzağı, vücut ağırlığının % 10 veya daha fazlasını kaybedebilir. Vücut sıvılarının kaybı sonunda total kan hacminin azalması kan dolaşımının düşmesi ve vücut için kritik mineraller olan sodyum, potasyum ve klorür kayıplarına neden olur. Potasyum kaybı, buzağının normal kas fonksiyonları için gerekli sinir uyarımlarını etkiler.

**Rotavirüs enfeksiyonları çoğunlukla 1-3 günlük buzağılarda görülür.

**Rotavirüs bağırsaklardaki su ve besin maddelerinin emilmesine olanak sağlayan tüy benzeri oluşumları enfekte ederek yıkımlar. Bu yıkım sonunda buzağının sindirim sisteminden sıvı ve besin maddelerinin alımı durarak ishal, vücut sıvılarının kaybı (dehidrasyon) ve intestinal boşlukta elektrolitlerin kaybı ile sonuçlanır. Rotavirus’lar özelikle ısı ve kuruluğa karşı çok dirençli olup en kötü ortam koşullarında bile haftalarca dayanabilirler. E.coli: Bu bakteri özellikle 1-7 günlük buzağılarda ishal oluşturması ile bilinir. Şiddetli intestinal yıkım, toksin oluşumu, ishal ve dehidrasyon sonucu ölüme neden olur.

**Enfeksiyon, bakteri filamentlerinin bağırsak yüzeyine tutunması ile başlar. Bakteri, koloni oluşturur ve ishal ile sonuçlanan aşırı miktarda toksin salgılar.

**Clostridium perfringes Tip C tarafından oluşturulan clostridial ishaller, buzağılarda ani ölümlerle karakterizedir. Bu tip ishaller daha çok 1-28 günlük arasında olan buzağılarda görülür. Enfeksiyon belirtileri kanlı ve kokulu bir ishal şeklindedir.

Buzağı İshallerinde Kritik Kontrol Noktaları

  • Doğum için ayrı bir “ Doğum boksu” var mıdır?    
  • Buzağının doğumu nasıl olmuştur?
  • Göbek kordonu temizliği yapıldı mı?
  • Buzağı barınağı nasıldır?
  • Buzağıların bulunduğu yerde havalandırma problemi var mıdır?
  • Hastalar derhal sağlamlardan ayrılıyor mu?
  • Buzağı kulübeleri ya da bulundukları yer temiz ve kuru mu?
  • Buzağılara Ağız Sütü veriliyor mu?
  • Doğum öncesi anneye septisemi aşısı yapılmış mı?
  • Doğum öncesi anneye antiparaziter uygulama yapılmış mı?
  • Dışkı muayenesi yapılıyor mu?
  • Doğumu takiben derhal Antiserum uygulanmış mı?
  • Kovaların, biberonların, emziklerin temizliğine dikkat ediliyor mu?
  • Buzağı maması kullanılıyor mu?
  • Buzağı mamasının karıştırılması ve içirilmesinde gerekli sıcaklık derecelerine özen gösteriliyor mu?
  • Sütten kesme işlemi nasıl yapılıyor?
  • Buzağıların önünde her zaman temiz su bulunduruluyor mu?
  • Çiftlikte buzağı bakımı için hazırlanmış YAZILI TALİMAT var mı?
  • Çiftlikte her zaman oral rehidrasyon tozları bulunduruluyor mu?

Ergin Sığırlarda Görülen İshaller

  • Buzağıların yanı sıra ergin sığırlarda ve özellikle ineklerde de ishaller olabilmektedir. Bazen basit bir müdahale ile ishal problemi ortadan kalkabiliyor. Bazen de tedavi süreci uzamakta ve bazen de tedaviden sonuç alınmayabilir.
  • Ergin sığırlarda, virüsler, bakteriler, mantar ve küf toksinleri, iç parazitleri, yemleme hataları ve başka etkenler ishale neden olabiliyor.
  • Ortaya çıkan bu ishal, iştah azalmasına, zayıflamaya, süt veriminin düşmesini ve hatta ölüme bile neden olabilir. İshaller, yüksek tedavi masraflarına kayıplara yol açtığından süt sığırcılığı işletmelerinde büyük maliyetlere yol açabilir.
  • Bazen tedavilerin teşhise dayanmadığı durumlarda, tedavi girişimlerinin zaman ve para kaybı getirdiğini, tedavilerden sonuç alınamayan hallerde hayvanın tedavisinin giderek daha da zorlaştığını gözlüyoruz. Bu yüzden ishallerin çeşitli etkenlerden olabileceğini, tedavinin teşhise dayalı olması gerektiğini bilinmelidir.
  • Ergin sığırlarda sorun oluşturabilecek ishaller arasında salmonellosis ve paratuberkülosis (Johne’s Disease = JD) önemli yer tutar.
  • İshal başka hastalıklarla birlikte de seyredebilir.  Mastitis, metritis (rahim yangısı), peritonitis (karın zarı yangısı) ishal ile kombine olabilir.
  • Koliform mastitis kötü kokulu bir ishal ile karşımıza çıkabilir.
  • Koliformların endotoksinleri, Staph. aureus’un ekzotoksinleri ishale yol açabilir.
  • İç parazitler ishal sebebi olabilir.
  • Hatta bazı hastalıklar, bazı vitamin mineral eksiklikleri ishale yatkınlık meydana getirebilir. Örneğin; metritis (rahim yangısı), salmonella ishalleri için, A vitamini noksanlıkları her türlü ishal için yatkınlık yaratabilir.
  • Zehirli bitkiler, özellikle arsenik içeren bitkiler, ishale yol açar.
  • Bazı durumlarda ishale yol açan etkenler kana karışarak (sepsis) hayvanın ölümüne sebep olabilir.
  • İshaller aniden ortaya çıkan, yani akut veya kronik olabilirler. Örneğin, kronik ishallerde BVD, paratüberküloz, enterotoksemi, subklinik işkembe Asidozu, böbrek ve karaciğer hastalıkları, amyloidosis akla getirilmelidir.
  • İşkembe asidozu, küflenmiş, çürümüş, bozulmuş gıdalar, her türlü mikotoksinler ishal yapar.
  • Vücudun direnç sistemini bozan, immun sistemi baskılayan tüm sebepler ishaller için yapıcı sebepler arasında yer alır.
  • Nadir olarak Yersinia enterocolitica etkeni buzağılarda olduğu gibi, immun sistemi zayıflamış olan erginlerde de ishale yol açabilir.

Koruyucu Hekimlik

**Temiz ve kuru ortam sağlamak, temiz, taze ve bol suya her zaman ulaşım, aşıların ve parazit mücadelelerinin düzenli olarak, aksatılmadan, ihmal edilmeden, eksiksiz olarak yapılması, bozulmuş, küflenmiş, çürümüş yemlerden uzak durmak şarttır. Görüldüğü gibi ishal basit ve tek etkenli bir hastalık değildir.

**İshallerde dışkının rengi, kokusu, dışkılamanın sıklığı ipucu verebilir.  Fakat kesin teşhis laboratuvar incelemeleriyle mümkün olur.  Özellikle uzayan vakıalarda zaman kaybının önlenmesi, teşhise yönelik tedavinin bir an önce yapılabilmesi için laboratuvara başvurmak yerinde olur.  Bulaşıcı ve sürüye yayılarak tüm hayvanları tehdit edebilecek etkenler için gerçeği bilmek, ne ile karşı karşıya olduğumuzu öğrenmek şarttır.Süt Sığırcılığında Koruyucu Hekimlik Uygulamaları )

Buzağı Besleme


yeni doğan buzağı hastalıkları
  1. Yeni doğan buzağıların ilk gıdası ağız sütüdür. İlk 30 dk buzağı canlı ağırlığının % 7 ile 10’u kadar ağız sütünü mutlaka almalıdır. Bir o kadarını ise 6. ve 12. Saatte mutlaka içirilmelidir Buzağıya 3 gün boyunca kendi annesinden sağılan süt içirilebilir.
  2. Buzağılara sütü kovalarla verilmemelidir. Kovadan verildiğinde ishale yol açabilir.
  3. Yeni doğan hayvanlar ruminant özelliği taşımazlar ve tek mideli hayvanlar gibi değerlendirilmelidirler. Buzağı doğduğunda dört mide içerisinde en büyük olanı abomasumdur ve diğer midelerin toplamının iki katı kadar bir hacme sahiptir.
  4. Doğum yapacak olan inek iki ay öncesinden kuruya alınmalı (doğuma hazırlık ve buzağının yeteri kadar büyümesini sağlamak, anneyi yeni bir sağım döneminden önce rölantiye almak, meme dokusunun yenilenmesini sağlamak amacıyla uygulanır)
  5. Doğumuna 5 gün kalan anne sessiz sakin kuru ve temiz, bol altlıklı bir yere alınır. Buradaki amaç stres altında kalmamasını sağlayarak doğumun daha kolay gerçekleşmesine yardımcı olmaktır.
  6. Doğuma başlayan ineğin doğumu yapamaması durumunda uzman kişilerden(veteriner hekim) yardım istenmesi gereklidir. Yapılacak yanlış bir uygulama buzağının yaralanmasına veya buzağı kaybına yol açabilir.
  7. Doğum gerçekleştikten sonra yavrusu kuru temiz ve sıcak bir ortama alınmalı. Elimizle hem masaj yapıp hem de kurutmamız gereklidir.
  8. Kurulama işleminden sonra buzağı tartılıp içeceği ağız sütü miktarı hesaplanmalı.
  9. Doğumdan yarım saat sonra buzağının ayağa kalkması gereklidir.
  10. Buzağının gene sağlık durumu kontrolü yapılmalıdır. (Ayaklarda kırık var mı, solunum problemi yaşıyor mu?)
  11. Buzağıya ilk 30 dakika içinde ağız sütünü yeteri kadar mutlaka vermelisiniz. Geriye kalan ağız sütün 12 saat içerisinde içirilmelidir. Artan ağız sütü deri dondurucuda saklanarak daha sonra ağız sütü olmadığı zamanlarda kullanılabilir.
  12. Öğün sayısı artırılarak buzağıların yeterli miktarda ağız sütü tüketmeleri sağlanmalıdır. İlk 3 gün mutlaka ağız sütü verilmelidir
  13. Buzağının septiserumlarını yapılmalıdır. (Hastalıklara karşı bağışıklık sağlayıcı maddeler içeren solüsyon)
  14. Buzağını boynuzlarının olmaması için boynuz kalemlerini kullanılabilir. Bu köreltme işlemini 2 haftalığa kadar yapılmalıdır. Daha sonra yapılması buzağı için çok acı verici olup strese sebep olur ve enfeksiyon riski artacaktır.
  15. Buzağınızın süt içmemesi durumlarında zorla süt içirmeye çalışılmamalıdır. Aksi takdirde akciğere kaçan süt hastalık oluşturacaktır. Süt içmeyen buzağılar için Veteriner Hekimlerden yardım istenilmelidir.
  16. Buzağınızın tam gelişmesi için gerekli olan vitamin mineraller sütte yeteri kadar bulunmaz. Bu eksikliği mosvimin ile mutlaka tamamlamalıyız. Buzağımıza iyi bir bakım besleme programı uygularsak, gelişimi tam olur ve beklediğinizden daha fazla et ve süt alırız.
  17. Süt ya da diğer sıvı gıdalar normalinden fazla verilmemelidir.
  18. Soğuk mevsimlerde hayvanın enerji ihtiyacının artacağı göz önüne alınmalıdır. Bu nedenle soğuğun şiddetine göre hayvana verilecek süt miktarı 1,2 katına kadar, öğün sayısı ise 3'e çıkartılabilir.
  19. Buzağı kayıplarının en büyük nedeni olarak ishaller gösterilmektedir. İshallerin tedavisinde erken davranmak oldukça önemlidir. Enfeksiyona bağlı İshal görülüyorsa verilen süt miktarı azaltılır hatta şiddetli vakalarda süt hiç verilmez. İshalin kayboluşuna bağlı olarak 3-6 öğün sadece su ile hazırlanmış elektrolit solüsyonlar günde canlı ağırlığının %10'unundan az olmayacak şekilde verilir.
  20. Süt sığırı işletmelerinde buzağı kayıplarının en önemli nedenlerinden biri buzağı ishalleridir. Bu nedenle ishal vakalarını azaltacak önlemlere dikkat etmek gerekmektedir.
  • Buzağıların gereğinden çok süt verilmesi,
  • Buzağılara soğuk süt verilmesi,
  • Buzağıların kirli kaplardan su ve süt içirilmesi,
  • Bozuk ve kirli buzağı yeminin buzağılara verilmesi,
  • Hayvanların doğrudan rüzgara maruz kalması,
  • Altlıkların kirli olması ve altlık tüketimi,
  • Buzağı kulübelerinin dezenfeksiyonlarının yapılmaması.
  • Her türlü hijyene dikkat edilmeli ( Emzik, kova, bakıcı vs)

buzağıların beslenmesi

21. Temiz ve kuru altlık kullanılmalıdır. En iyi altlık topraktır.
22. Buzağıların barındırıldığı yerler kalabalık olmamalıdır. Her buzağı için en az 4,5 m2 yer olmalıdır. Mümkünse tekli kulübelerde kalmalıdırlar.
23. Buzağı başlangıç yemlerinin kaliteli ve lezzetli, çok fazla inceltilmemiş, enerji ve protein bakımından zengin olması arzu edilir %20-22 proteinli (protein kaynağının yarısı soyadan gelmeli) 2800 kalori veya daha fazlası enerjili olmalıdır
24. Dikkat etmemiz gereken bir diğer nokta ise buzağımız 45 günlüğe geldiği zaman en az 700-750 gr buzağı başlangıç yemi yiyor olmalıdır.
25. Buzağımız ilk günden itibaren kilo artışı sağlayacaktır, bu artış oranında verdiğimiz süt miktarını azaltıp kesif yem miktarını arttırmalıyız. Unutmamalıyız ki, buzağımızın işkembe gelişimini sağlayacak olan kesif yemdir. Süt değildir.
26. Buzağılarımıza 25. Günde enterotoksemi (çelerme) aşısı yapılmalı. 45. Günde ise aşı tekrarlanmalı.
27. Sütten kesilen buzağılarda birbirini emme davranışını göstermemeleri için 15 gün daha tekli kulübelerde kalmalıdır.
28. 5. Ay bitiminden sonra erkek/dişi buzağılar ayrı bölmelere alınmalıdır. Çünkü bu zamandan sonra dişi üreme organları gelişmeye başlayacaktır.

Sağlıklı Bir Buzağı İçin:

  • Sütü fazla vermeyelim.
  • Günde iki öğün, 30-39 °C .
  • Çok soğuk mevsimlerde dışarıda olan buzağılara 200- 400 cc ek süt ve 3 öğün verilmeli.
  • İshal görülür görülmez verilen süt miktarı azaltılır.
  • Silaj ve taze mera otları 3. aydan sonra verilmeli.
  • Su 4. günden itibaren sürekli önünde olmalı.
29. Gebe ineklerin koruyucu aşılamaları bir veteriner hekime başvurularak zamanında yaptırılmalı, özellikle septisemi ( E. coli, Rota ve Corona virus aşıları) ve mastitis aşıları gibi buzağı sağlığı ve sonraki dönem süt verimi üzerine etkili olan aşılar unutulmamalıdır.
30. Ananın memesi, meme başları ve gerisi ılık ve dezenfektanlı sularla yıkanarak temizlenir. Bu temizlik çok önemlidir, buzağı, ağız sütü almadan önce mikroplarla temas etmemelidir.
31. Doğumdan sonra ilk iki hafta içinde buzağılar her gün sık sık izlenerek hasta olup olmadıkları kontrol edilmelidir. Bu dönemde ishal ve su kaybı sonucu önemli buzağı kayıpları olabilmektedir. Hasta buzağılar derhal ayrılmalı ve bir veteriner hekime başvurarak vakit geçirmeksizin tedavilerine başlanmalıdır. İlerleyen haftalarda zatürre de buzağılarda ölümcül olabilir. Buzağı ishalleri ve zatürrenin önlenmesi için süt ve su içirilen kapların temizlik ve dezenfeksiyonu, bakıcıların temizliği, küçük buzağıların birbirleri ile temas etmemesi, buzağı bölmeleri ve ahırın temizliği, iyi havalandırılması, içerinin ışık alması, amonyak gazı birikiminden kaçınılması önemlidir.
32. Erkek ve dişi buzağılar 5 aydan sonra birbirinden ayrılmalıdır. Dişi danalara 6 aylık yaşta (4-8 ay arasında) Brusellosis’e karşı koruyucu olarak burucella aşısı uygulanmalı.

yeni doğan buzağı aşıları

Yorum Gönderme

0 Yorumlar